DYAAS BİLDİRMİŞTİ DEPREMİ

DEPREM GÜNLERİNDE KUŞBEYİNLİYLE HAYAT


Günlerdir beklediğim deprem İtalya’yı sallamış.

Ya bize yakın bir yerlerde 5 civarında ölümcül olmayan bir deprem olacak ya da uzaklarda eski kıtaların bir yerlerinde daha şiddetli ama çok ölümcül olmayan bir deprem olacak diyordu DYAAS.

Yine doğru çıktı…

Çok büyük bir ölümcül afet olmadıkça paylaşmamaya karar vermiştim DYAAS’la ilgili gözlemlerimi. Çünkü yeri ve zamanıyla ilgili hiçbir şey söyleyemeyeceğim bir olayla herkesi huzursuz etmenin, kafaları allak bullak etmenin doğru olmadığını düşünüyorum. Bu kararımın yerinde olduğuna haalaa inanıyorum.

Tuttuğum notları son üç gündür bir e-mail adresimden diğerine gönderdim sadece. “DEPREM GÜNLERİNDE KUŞBEYİNLİYLE HAYAT” başlıklı eli ayağı düzgün bir yazıya dönüştürmeyi düşünüyordum ama her zamanki gibi yine elim varmıyor/varmayacaktı. İtiraf etmeliyim ki gerçek neden bu değil; çok ölümcül o afetin gerçekleşmesini bekliyordum. O taktirde çok daha sağlam bulgular elde edecek ve oturup gerekçelerini sıralayabileceğim çok daha dayanaklı bir yazı yazabilecektim.

Kimseye bir şeyler kanıtlamak gibi bir amaç peşinde olmasam da elimde bir dayanak bulunması gerektiğini düşündüm. Gerçi notlarımı bilenler(!) çok iyi biliyor ama yine de kanıt oluşturmanın pek çok yararı var. Bu yüzden kendime postaladım notlarımı.

Evet, hayvanlar depremin gücünü şiddetini ve tabii ki yerini konuşup tartışıyorlar günlerce ve bize de söylüyorlar ama anlamıyoruz.

Kendime postaladığım bu notların yakın günlerle ilgili kısmını buraya alıyorum.

(Özellikle merak edenler için not: Tutsak dün gece çıtını çıkartmadan horul horul uyudu. Dışarıdaki kuşbeyinlilerden de çıt çıkmadı. 07.04.2009)


Eyüp Şeker


“07 Şubat 2009 Cumartesi
Günlerdir sallanıp durmamızın işaretlerini sergileyip duruyordu zaten Tutsak ama dün geceyarısından sonra uyandı ve sesi sedasız çıkmazken kafesindeki oyuncak halkalarıyla oynamaya başladı. Neredeyse bir saate yakın oynadı… Tuhaftı çünkü gecenin bu kadar ileri bir vaktinde yapmazdı. Günlerdir beşik gibi sallanıp duruyorduk zaten ama dün gece daha küçükler dışında Gelibolu açıklarında 3,7, Gökova’da 3,6’lık deprem olmuş.
Tutsak’ın dün geceki davranışını şöyle yorumlayacak olsak yanlışa düşmeyiz sanırım: Depremleri biliyordu ama ölümcül olmadıklarını da biliyordu. Yine de uyumayıp sessizce oyalanarak beklemeden edemedi..
Bu davranışı daha önceki tespitlerimle de uyuşuyor: Depreme yakın günlerde sessizce ama çok huzursuz bekliyor.

05 Mart 2009 Perşembe 11:23 Deprem olacak gibi gözüküyor ama büyük bir afet değil. Zaten günlerdir süregelen sayısız depremler söz konusu. Belki bunlardan biraz daha şiddetli bir deprem olur ama taş üstünde taş kalmayan çok ölümcül bir afet yok görünürde. Kafes altını eşelediğinin işareti bir miktar fıstık kabuğu buldum sabah yerde ama çok değildi. Yaygara da pek yok… Gece bir iki martı çığlığı vardı 02 gibi… Yani paniği gerektirecek bir durum söz konusu değil. Beşin altında, bir ihtimal de 5’in üstünde çok yıkıcı olmayan bir deprem var ama nerede bilmiyorum.
……
09 Mart 09 00:47 Beş on dakika önce Uyanan Tutsak birkaç çığlık attı, biraz ıslık çaldı. Rastgele olmadıkları çok belirgindi. Sistemli ses duyurmaları gibiydiler. Şu anda kafeste dönüp durmalarına son verdi. Uuuaakk diye bir çığlık, düşük perdeden ıslıklar ve yutkunmalar sürüyor. Kafeste dönmeler de. Havlama benzeri o ses, güçlü bir ıslık, dil şaklatması, fiyuv diye bir ıslık, çanhıraş çığlık, iiiaaaeeyyy… Uuuaavvkkk,
Sonunda saat 01:09’da bağırıp çağırmaları sona erdi ve duruldu.
Bakalım her hangi bir şeyle mi ilgili bu yaygaraları?
11:45 Dün geceki hallerini ilişkilendirebileceğim bir deprem aktivitesi yok yakın yerlerde. İkiyle 3,5 arası 10 civarında deprem var ama zaten günlerdir oluyor. Hatta bazı günler bunun birkaç katı meydana geldi ama dün geceki tepkiyi vermedi Tutsak. Peki uzak coğrafyalarda ilişkilendirebileceğim bir şey oldu mu? Gazetelerde bir şey göremedim. Bir açıklaması olmalı dün geceki yaygaralarının.
10 Mart 2009 Salı Japonya’da faaliyete geçen yanardağla ilgili olabilir mi Tutsak’ın ve dışarıdakilerin bu cazgırlıkları? Yatışmış değil, tedirginliği sürüyor… Yanardağın harekete geçmesi başka şeyin habercisi mi?
11 Mart Çarşamba 17:26’da Erentepe Bulanık Muş’ta 4.3’lük bir deprem oldu. Her gün 15-20 sarsıntı oluyor ve bunların birkaçı 3’ün üzerinde. Tutsak’ın tetikteliği/huzursuzluğu ise sürüyor. Bunun nedeni bu depremler mi yoksa daha büyük bir deprem beklentisi mi göreceğiz sanırım. İnsan ister istemez şartlanmış gibi yine Asya’dan bekliyor afet haberini. ..

13 Mart 2009 Cuma - Sabah 6 civarında o ünlü yaygaralarını kopartıyordu. Dışarıda ise martılar çığlık çığlığa turluyor.
Akşamüzeri 17:00 civarında türlü çığlıkları ıslıkları koyverme faslına başladı yine. Görünüşe bakılırsa büyük depremin işaretlerini sergiliyor.
15 Mart 2009 Pazar - Bu sabah kafes altını bir miktar eşelemiş, bir avuç kadar fıstık kabuğunu yere saçmış. Bir afet işareti daha … Midilli açıklarında 4.0’lük deprem olmuş 06:34’te, sebebi bu olabilir mi kafesi eşelemesinin? Hiç sanmıyorum; günlerdir yakın yerler sallanıp duruyor, hiç birinde eşelemedi ve daha önemlisi canhıraş çığlıklar, anlamlı gözüken çeşitli bağırışları yoktu. Ayrıca tedirginliği, tetikteliği sürüyor tüm şiddetiyle. Üstelik şaşıracak kadar bana alışmışken; artık yakınından geçerken yem yiyor su içiyor, hatta tek ayak üstündeyken istifini bozmuyor iki gündür. Bunlara rağmen bana dokunurken çok temkinli, şöyle bir dokunup kaçıyor. Hele de dokunurken bir ses duyarsa hemen panikleyip alarma geçiyor.
17 Mart Ünye ve Sivas Koyulhisar’da 3,5, Mora yarımadasında 4,2’lik deprem olmuş. 2,5’luk 3’lükler de çok fazla
18 Mart – Bugün 18:33’de Marmara’da 3,7’lik. Toplam 38 depremin arasında epeyce de 3’lük var.
20 Mart – Bugün çok daha tedirgin ve ürkekti. O kadar ki sabah bana dokunmaktan bile kaçındı. 22 Deprem olmuş. Edremit açıklarında sabah 4 civarında ve akşam 19:59’da Enes açıklarında Gökçeada’nın üstünde 3,7 ‘lik ler bizimkinin huzursuzluğunun nedeni gibi duruyor ama daha önemlisi tehlikenin geçmemiş olması. Sadece benimki değil dışarıdaki martılarda huzursuz. Büyük bir afeti işaret etmiyorlar kesinlikle. Çıkardığım sonuç; 4 civarında, en fazla 5’e yakın bir deprem, ya da günlerdir olduğu gibi 3-4 arası epeyce deprem.
21 Mart – Aynı depremsellik sürüyor. Enes açıklarında Gökçeada’nın üstündeki 3,7’lik dünkü depremi bugün ki 3,3 ve 3,5’luklar takip etmiş. Gökçeada’nın üstünde ve Tekirağ açıklarındaki hareketlilik çok dikkat çekici. Son 4 ayda ürkütücü bir deprem yığılması olmuş bu iki bölgede. Fayın ortası yani Gelibolu’nun en dar kısmı Enes ise çok sessiz, en son 6 Aralıkta 2.6’lık sarsıntı, olmuş; Enes’in kırılacağının işaretleri mi Gökçeada ve Tekirdağ’daki depremler?
Son 10 yıla bakıldığında korkutucu bir görüntü çıkıyor karşımıza. Tam anlamıyla çıt çıkmıyor Enes’den. Her taraf tam anlamıyla kıpkırmızı, Enes bomboş. Silivri Bakırköy arası da kısmen boş gözükse de epey deprem olmuş. Oysa Enes korkutucu bir sessizlikte. Sanki her an kırılacakmış gibi.
22 Mart – Saat 23:30 gibi uyandı ve artık kanıksadığım çeşitli bağırışlarını salmaya başladı. Çok fazla değil, sekiz on kere falan, 10 dakika kadar sürdü ve yeniden sessizliğe gömüldü, uyumaya başladı.
Sabah 8:30 da Enes yine 3,1’le sallanmış
27 Mart 20:15 Tutsak her geçen gün biraz daha huzursuzlanıp tetikte bekler hale geliyor, gerildikçe geriliyor. Dışarıda ise martıların huzursuz çığlık çığlığa dolanmaları sıklaşmaya başladı. Tutsak’ın ürkekliği öyle artmış durumdaki yanına gidip onunla oynamaya başladığımda kazara burnum yem kapaklarına değdiğinde çıkan o küçücük ses yerinden zıplamasına yetiyor. Özetle, gerilim artıyor…
Diğer dikkat çeken davranışı ise 2-3 gündür uyurken tüneğini sıkıp durması ki, tiki andıran bu davranışı çok depresif olduğu dönemlerdeki davranışı.

28.03.2009 15:49 - Tutsak çok gergin. Keyfi yerinde olması gerekirken, o berbatlık işareti tiki geri geldi ve gündüz vakti tüneği sıkıp bırakıyor. Sabah kafesi altını eşelemiş, 2, 3 avuç kabuğu yerlere saçmış. Çok büyük bir afeti işaret etmese de birkaç gün içinde bir yerlerin şiddetli şekilde sarsılacağını gösteriyor.
29.03.2009 20:53 – Tutsak’ın gerginliği had safhada… Yine eşelemiş, sabah yerde bir avuç kadar kabuk vardı. Bir de iki üç gündür burnumu ısırıyor. Cezalandırma olduğunu sanıyorum, çok ürkekleşip tedirginleştiğinden normal zamanda aldırmadığı şeyler bile yerinden zıplatıyor kuşbeyinliyi. Salona biraz hızlıca girdiğimde tünekten düşüyordu neredeyse ve akşam burnumu ısırarak ifademi aldı bir güzel. Yine de bu cezalandırmaların cezalandırma olmayabileceğini veya başka anlamı olabileceğini de düşünüyorum. Çünkü bu ısırmaları gerektirecek kadar şiddetli şeyler hatırlamakta çok zorlanıyorum.
30.03.2009 01:52 – Martılar sanki bir şey korkutmuş gibi çığlık çığlığa dolandılar birkaç dakika önce. Genel huzursuzluk sürüyor….
31.03.2009 22:06 - Martılar huzursuz huzursuz dolanıyor… Ve bu dolanıp durmaları gittikçe sıklaşıyor… Tutsak ise uyanık, sessizce oturuyor. Gündüzleri çok gergin ve tedirgin; yem bile zorla yiyor, tek yaptığı akrilik halka oyuncağıyla oynamak, başka hiçbir şey yapmak istemiyor.
Bütün bunlar uzaktaki çok yıkıcı bir afeti değil, yakındaki bir yerlerin sarsılacağını gösteriyor sanki. Şurası kesin, deprem çok gecikmeyecek. Bugün 3,5’tan büyük 3 sarsıntı olmuş Ege’nin karasında denizinde gerçi ama kuşbeyinlilerin gerginliğinin nedeni bunlar ve diğer küçük sarsıntılar olamaz gibi gözüküyor.
Birkaç gün içinde sallanacağız… Veya uzak bir yerde afet boyutunda değil, çok şiddetli bir deprem olacak.
02.04.2009 17:53 - Dün Düzce 3,8’le sarsılmış ama beklenen bu da değil. Çünkü kuşbeyinlilerin gerilimi sürüyor. 21:08’de olmuş deprem. Yanılmıyorsam tam o sırada dışarıdaki martı kuşbeyinlileri dellenmişti. Tutsak haalaa tedirgin, sabah burnuma dokunmadı ki bunu çok gergin olduğunda yapar. Ve canhıraş çığlıklar özellikle sabah ve akşam saatlerinde sürüyor. Çok şiddetli ve uzun süreli olmasa da bu yaygaralar kopartılmakta., Biz şabalak şabalak bakınıp bağırıp çağırmalarına isyan ederken onların depremin şiddetini tartıştıklarından adım gibi eminim.
03.04.2009 02:08 Üç dakika kadar önce matılar bağırtılarla dolanmaya başladılar. Tıpkı birkaç saniyelik bebek ağlamasına benziyor çığlıkları. Çok güçlü değil, inlemeyi çağrıştıran bir bebek ağlaması gibi. Sanki hüzün var seslerinde… Tutsak tabii ki uyandı ve sessizce oyalanıyor.
03.04.2009 02:52 Tutsak uyanık kalmayı sürdürüyor. Kaşınıyor, kanatlarını geriyor ve hep sessiz. Az önce bir karga 3-5 kez gakladı. Normal zamanda dikkatimi çekmeyecek büyük ihtimalle ama deprem beklentisiyle hemen kulak kesiliyorum. Normal zamanda hiçbir kuşbeyinli gecenin bu vaktinde bağırıp çağırmaz ya, neyse…
04.04.2009 11:42 – Tutsak sabah ısırdı yine, hem de burnumun içini, alttan girip orta direğe geçirdi gagasını. Yani en yumuşak yere gömdü o lanet gagasını. Bilerek isteyerek canımı yaktı yine ve bunun cezalandırmayla ilgisi yok. Neden yapıyor bunu? Oysa inanılmaz yakınlaşmış durumdayız. İki gündür gagasına parmağımla dokunuyorum ve bundan çok hoşlandığı ve arzuladığını fazlasıyla belli ediyor ama hiç olmadığı kadar da ürkek ve tedirgin, hemen geriliyor, uzaklaşabiliyor.
Sabah hiç sesi çıkmıyordu. Oysa düne kadar yaygara vardı. Az önce kafesin altına indi. Depremin her an olabileceğine işaret bunlar sanki. Büyük olasılıkla yarından sonra sarsılacak bir yerler. Üç dört güne bile kalmaz… Bakalım neresi sallanacak? Yakınımızda olacağını sanmıyorum.
Bakalım tahminim ne kadar doğru çıkacak.”

-